14 Nisan 2011 Perşembe

Yanlis oldugunu bile bile yuruyorum, sonunda beni bekleyen ayrilik ama yuruyorum, artik duramam....

4 Şubat 2011 Cuma

Cok uzun zamandir olumu dusunuyorum... Nerede, nasil olecegim merak ediyorum..

Ninem hep Allah sirali olum nasip etsin, yastik olumu versin derdi, kucuktum anlamiyordum yastik olumunun ne oldugunu sonra 42 yasindaki dayimi bir takside, 12 yasindaki komsunun oglunu yuzerken havuzda kaybedince anladim yastik olumunun manasini, simdi benimde duam oldu bu ...

Olmekten korkmuyorum artik, oysa ne cok korkarim karanliktan...

9 Kasım 2010 Salı

Kosuyorum.. Surekli kosuyorum... O kadar yogun ve kalabalik yasiyorum ki herseyi tek basima kalinca korkuyorum..


----------------------------------------------------- 

Ebru Gundes...  Bugun takside dinledigim sarki cok ama cok uzun seneler oncesine goturdu beni, ilk eve tatile geldigim sene..  1992.. Yilbasi gecesi arkadaslarla disari cikmak istemistim ama annem, her zaman ki bahanesini kullanarak izin vermemisti.. Baban izin vermez demisti..  Tek cumle...Oysa ben cok uzaklarda, tek basima, kimsenin korumasi altinda olmadan bir hayatin icindeydim...

Isyan etmistim, kavga etmistim her zamanki cikintiligimi yapmis annemi uzmustum, ustune ustluk, olaya dahil olmak isteyen zavalli enistemide  paylamistim...

Butun israrlarima ragmen, o gece yilbasi gecesi, evden cikamamis, Ceran ailesinin yilbasi programina dahil olmustum..

Iste o gece, Ebru Gundes ve yanlis hatirlamiyorsam Tarkan, o aptal sarkisiyla, ilk defa TV`ye cikmislardi..

Ebru Gundes degil aslinda asil konu, asil konu pismanliklarim... o aksam pervasizca, sucsuz yere azarladigim enistemi son gorusumdu... Cok kisa bir sure sonra, kaybettik...

Icimde hep bir sucluluk duygusu tasidim.. Kimseyi uzmemek adina bazen uzulmeyi bile goze alarak, hep sustum...pisman olmamaya calistim..

Simdide susma hakkimi kullaniyorum...

24 Eylül 2010 Cuma

Cis Muhabbetleri!!!

Bir cis muhabbetidir gidiyor evimizde... Giray`in tuvalet egitimine basladik, her yere isiyor.... Buyuk oglan deseniz, her cisi geldigi zaman yanina bir bekci alip ki bu genelde ben veya giray oluyoruz, tuvalete gidiyor...

Cok uzun seneler altini islatmis birisi olarak benimde cis muhabbetlerim meshurdur... Belkide bu yuzden onlari en iyi anlayanlardanim... 

Korkak bir cocuk oldugumdan dolayi benimde hep bir kavalyem olmustur tuvalet maceralarimda, cok uzun yillar karpuz kavun gibi sulu seyler yiyememisimdir yatmadan once, herkes agzini sapirtarak, (bunu uyuzluguna yaparlardi  yerken ben cisli kaderime lanet ederek yutkunurdum:)))

Arkadaslarimda ve akrabalarda yatili kalmam yasakti, hasbelkader  kaldigim zamanlarda da butun gece uyumamak icin kitap okurdum.. Cok cisli olmamin bana kazandirdigi tek sey, kitap okuma aliskanligi olmustur...

Baska bir sehirde okul kazanip, evi terk etme zamani gelince, ailem artik konuya ciddi bir sekilde giris yapip, beni bir doktora gostermeye karar vermislerdi... Fiziksel hicbir bozuklugum yoktu, aslinda hersey korkmaktan ve birazda tembellikten geliyordu..( Anneme gorede simarikliktan ) Doktorun verdigi kirmizi kalp seklindeki ilaclar tesirini aninda gostermis, birden iyilesmistim (cok sonra bunlarin sadece seker oldugunu ogrenmistim)..

Evet artik yatagi islatmiyordum ama cisli kaderim beni terk etmiyordu, kaldigim yurtda tuvalet 3 kat asagida olunca kendimce icatlar yapip, problemimi hallediyordum..

Bu boyle devam etti durdu, arkadaslarim, 10 dakika icinde 2. kez tuvalete gitmiyorsam, merak edip nedenini sormaya baslamislardi ..Tuvalet yerleri konusunda uzman olup cikmistim...:)))

Bu durum Ingilteredede devam etti, ne kadar korkak oldugumu bilen arkadaslarim, cisimi yapmak icin krematoryuma (olu yakilan yer) bile girmeye razi oldugumu gorunce anladilar beni  ve cis derdimi...

Vallahi cok cisden bir muhabbet oldu, kusura bakmayin...

p.s. Beni google `da arattirarak bulup, yazilarimi okuyan eski arkadaslarimla gorusmeye basladim, iste bu da blog sahibi      
       olmanin baska guzel bir yani...

15 Eylül 2010 Çarşamba

VAR OLDUGUM SURECE...

Cok uzun seneler yasayacagimi iddia eden fallarin aksine icimde hep genc olecegim hissini tasimisimdir..

Evlenip cocuk sahibi olana dek olumden korkmadim, simdi tek dilegim cok uzun yillar, oglumla ve seninle beraber olabilmek... Bazen bensizliginizi hayal ediyorum, uzuluyorum, cunku bensiz yarim olacagini bana kanitladin ...
Biricik askim... Seni seviyorum...

--------------------------------------------------------

Siradan olmayan evlilik hayatimin buyuk bolumunu empati yaparak gecirdim, her hareketden sonra acaba bende boylemi davranirdim diye soruyorum... Tek bildigim sey, eger  ben O olsaydim, hizipciligin aksine, en sevdigim seye iyi baktigi icin ona hep minnettar kalirdim...
Herkesi anlamaya calisiyorum, kocayi, oglanlari, ve birde cikan gelinin yengelerini (bizim oralarda bu gerekli, gereksiz herseye salca olanlar icin kullanilir)... Problem yokken problem yaratmaya calisan, insanlarin acilariyla beslenen, sorunlu, kompleksli , egosu yuksek insanlarin hayatimda olmasina ne gerek vardi ki???

Ask herseye deger mi????

------------------------------------------------------ 

Amin Maalouf Yollarin Baslangicini okumaya calisiyorum bana kalan dakikalarda, ama ne Camlica gazozum var ne sam fistigim, perhizdeyim.. Duyurulur...:)))