12 Mayıs 2010 Çarşamba

DEFNE... SANIRIM DEFNE

Ani kararlar vermek icin uygun zaman degildi... Bu yuzden ertelemelerim...

Bebek kokusu almaya basladi burnum yine, sanirim yumurtlama zamani geldi... Bir kiz hayalim var...  Guzel bir kiz.. Girayima benzesin,  onun da deniz mavisi, derin bakan gozleri olsun... Sorgulamadan, samimi, sicak baksin.. Gulerken agzi ve gozleride gulsun..

30 Nisan 2010 Cuma

RUHUM DILE GELMIS..... BEDENIMDEN DERTLI.....

Neden diye sorma... Yasamamaiz lazimmis yasadik... Saygi gordun sevildin, hemde bilmem kac kez, kimlerin vazgecilmezi oldun ceteresIni tutmadim, sana guzel bir hayat verdim..
Hatirladigin zaman tebessum edecegin hatiralar.. Gozlerinindeki o sonsuz isilti, tebessum ettigin zaman hafif egrilen dudaklarin, herzaman hayata meydan okumaya hazir o tavrin hepsi benim eserim degilmi????

Simdi bana sirtini donemezsin, sana en fazla ihtiyacim oldugu su an beni birakip gidemezsin...  

27 Nisan 2010 Salı

Oyle bir yastayim ki ne gencim ne yasliyim...
Elime bir kulah dondurmanin yakismadigi bir yastayim...

Oysa ne cok severim, hele birde limonluysa dondurmam keyfime diyecek yoktur...

-----------------------------

Hosgoru, hosgoru, hosgoru ama nereye kadar????
Insanlar istedikleri ve sectikleri hayati yasiyorlarsa, ben niye burdayim???
 Buraya nasil geldim????

------------------------
 
Her mutsuz oldugumda, daha kotusunu neden dusuneyim ki??? Bir an icin kucuk bir
sey icin de olsa mutsuz olmaya hakkim yokmu benim??? Polyannacilik oynamak istemiyorum artik..                                                                                              

15 Mart 2010 Pazartesi

Her yil oldugu gibi Daimi bu senede dogumgunumu unutmadi...

26 Şubat 2010 Cuma

Dun gece eve girereken garaj kapisinin yanina birakilmis bir cift yeni siyah kadin ayakkabisi dikkatimi cekti... Ben onlara nine ayakkabisi derim, ortopedik cirkin gorunuslu ayakkabilardan..

Birisi ayakkabisini burda unutmus diyecek oldum ki, ablam yazik sanirim apartmandan birisi vefat etmis dedi... Google dan arastirdim, gelenekmis, olmus kisinin ayakkabisi disari birakilirmis bir sekilde cevreye bildirme sekliymis...

4 sene boyunca ayni apartmanda oturdugumuz halde hic karsilasmadigim Rezzan Teyze`ye; Ruhun sad olsun.

------------------------------

Cok uzun yillar onceydi, yazdi sanirim... Cok yogun calistigim bir donemdi.. Deliler gibi calisiyordum... Sonra bir gun bayilacak gibi oldum, hastaneye kaldirmislar arkadaslar, o zamandan sonra bayilmaktan korkar olmus, enteresan duygular hissetmeye baslamistim,, terlemeler, kalp carpintilari, bulaniklik hissi... Cok Doktora gittim, hastalik hastasi bir insan degildim ama yanlis bir seylerin oldugunu anliyordum... En sonunda panik atagin bilmem kacinci evresini gecirdigim soylendi...
Bir kac ilginc psikiyatrist gorusmesi, sacma sapan ilaclar bu hastaliktan kendimi sadece kendimin kurtaracagini anlamama yetti..

Herkesin yaptigi ise saygim var, ama cok yakin bir aile dostumuz olan beyin cerrahi Sukru amcanin, kafa doktorlariyla ilgili bir tespiti vardir...`` Yumurta hafif catlak olabilir ama ona ne kadar cok dokunursaniz o kadar cabuk kirilir``..
--------------------------

Sirlarimiz var, belli tek basina tasimak ona cok agir geliyor birisiyle konusma ihtiyaci duyuyor.. Soyleyebilecegim cok sey yok, ama yapacagim cok sey var, sevgi ve guven her zorlugu asiyor...

8 Şubat 2010 Pazartesi


Cok sey hayal ettim bu hayatta, gerceklestirebildiklerim icin sukrettim yapamadiklarim icin isyan etmedim ; kader kisvesi altinda kabul ettim...

Oysa ben 30` lu yaslarda NY `da 5. cadde uzerinde bulunan en gorkemli gokdeleninin bilmem kacinci katinda yasayan unlu bir yazar olacaktim, belkide ``en iyi senaryo dalinda`` Oskari kazanmis ilk Turk olup,entel dantel alemlere dalacak, kimi zaman simarik zengin bunalimlarina girip dibe vuracak, sonra belki teselliyi baska seylerde arayip tekrar dogacaktim...

Ordan oraya savrulacagimi sanmistim; bilakis uzun vadeli oldu herseyim...

Olmadi, olmadigi gibi neyden kactiysam ona yakalandim, mizac itibariyla, dul adam almam dedim gittim bonusu olan bir dul ile evlendim... Oysa bilmem kac kez dilimi isirip, tahtalara vurup, kulaklarimi cekmistim...

Pismanmiyim??? Asla... Yuzlerce kez gelmis olsaydim bu dunyaya hic tereddutsuz yine onu isterdim..

Isyankarligima sahitler tek kocada kalmaz bu demislerdi, yanildilar... Bes parmagimin sayisini gecmedi ask sandigim asklarim...

Simdi dimdik duruyorum durdugum yerde, oyle bir yer ki , lavanta bahceleri gibi en guzel rengi ve en sevdigim kokuyu barindiriyor..

31 Aralık 2009 Perşembe


Dün hayatımda ilk defa nikah şahitliği yaptım... Ne gelini ne damadı tanıyorum... Damat Lubnanlı gelin taa Tataristandan gelmiş... Onlarda birbirlerini pek iyi tanımıyor gibiydiler, ortak konuştukları bir dil bile yoktu... Ama çok mutlu görünüyorlardı... Belkide birbirlerini iyi anlamamaları onlar için artı bir şeydir:)))

Nikahımda hep Fat'ın şahidim olmasını isterdim, ne Fat oldu ne de tanıdığım biri... Romada akıllı kardeşlerim ve arkadaslarım kimliklerini yanlarında getirmeyince şahit koltuklarına konsolosluktan isimlerini hatırlamadığım ama hala minnetle andığım iki bey oturmuştu... Eeee niyet ve kısmet olayı...

Her ne kadar nikah şahitleri iyi ve uzun evlilikler yapmış insanlar arasından seçiliyor olsada, ben biraz çömezim.. Uzun değil ama en azindan iyi bir evliliğim var..

------------------------------------

Sen benim neyim oluyorsun??? diye sordu aniden...

Herseyini paylasabilecegin bir arkadas dedim... Daha fazlasini olmak istiyor gibi yuzume bakti...

Herseyimsin dedim..

peki oyleyse dedi ve gitti...