14 Ocak 2009 Çarşamba

METRO HİKAYELERİ 1


Tıklım tıklım artık metro, daha geçen seneye kadar insanlar fazla rağbet etmiyorlardı, ısrarla 5 dakikada gidebilecekleri yerlere taksi veya otobüslerle gitmeye çalışarak hem trafikte zaman hem para kaybediyorlardı...

Ama teknoloji güzel şey ya, her ne kadar Taksim - 4levent arası topu topuna 7000 metre'lik çok kısa bir hat olsada artık bizimde bir metromuz var,,, görmemişin metrosu olmuş birde kalkmış onunla ilgili hikayeler yazmış...


KADINSAN KADINLIĞINI BİLECEKSİN...

Metro kapısının tam önümde açılması için gerekli olan matematik hesabını yapıyor, ilk başlardaki vagonlarında daha boş olabileceği ihtimalini göz önüne alarak mükemmel yeri saptayıp mini metromuzu beklemeye başlıyorum...

Kapının tam önümde açılmasıyla, yüzümde zafer edam metroya biniyor ve koltuğuma yerleşiyorum..

Metroya biner binmez kesif bir koku alıyorum... ter kokusu... Otobüslere nazaran daha az sanırım, ya yeni metro kokusu ter kokusunu bastırıyor ya da millet olarak banyo yapmayı veya en azından duş almayı öğrendik...

Kulağımda ıpodum Sarah Brightman şarkısını avaz avaz bağırıyor, yanımdaki kadın suratını buruşturmak için zaten sebep arıyordu, al işte üfleyif püflemeye başladı bile... Oysa defalarca kocam yanımdayken test ettirdim, kesinlikle kimseyi rahatsız edecek bir ses değil gelen müzik sesinin yüksekliği...

Şükret diyorum içimden, en azından güzel bir müzik dinliyorsun...

Gözlerimle bugünkü avımı arıyorum, karakterimi bulmak için çok fazla zaman harcamıyorum, herkes ayrı bir karakter, yanımdaki tipi bile en az 10 hikayede başrole koyabilirim.. Senden çok hikaye çıkar diye bakıyorum kadının asık suratına... Kesin evde kalmıştır diyorum.. Gülümsüyorum... Kadının asık suratlısı evde kalmış olanıdır derler bizim oralarda... Bu tipler okul hayatınızda öğretmeniniz, iş hayatınızda patronunuz olarak hayatınızı cehenneme çevirebilirler...Hele birde üst kattaki komşunuz bu gruba dahilse vay halinize... Hayattaki tek mutlu olma sebeplerinin evlilik olduğunu sanıp o şans kendilerine verilmediği zamanda bütün dünyayla bağlantılarını koparıp, mutsuz hayatı seçip, üstüne birde acımasız ve suratsız olmayı tercih etmiş kadınlar grubu..

Her akşam kapınıza dayanırlar, şikayet etmek için muhakkak bir sebepleri vardır, çocuğunuzdan nefret ederler, gürültüye duyarlı olurlar, kulakları kapınızdadır, seks bile yapamazsınız...

Kadınlara karşı daha nefret doludurlar... Eeee tabi biz engelledik ya evlenmelerini , çocuk sahibi olmalarını... Sanki erkeklerini ellerinden biz aldık!!!

Senden çok iş çıkar bacım ama bugün ben senin çaprazındaki kadından yana oyumu kullanıyorum.. Bence onun hikayesi seninkisi gibi sıradan, bildik değil...

Sürekli ellerini saklıyor, belli alışık değil kalabalığa, başörtüsü saçlarının tamamını kapamaya yetmemiş, laf olsun diye takılanlardan.. Dudağının üstündeki et benini saymazsak, ve uzuvlarına teker teker bakarsak, güzeller ama yüzde bütün olarak güzel durmuyorlar... Yeşil gözleri güzel ama donuk bakıyor ..

Sıkıntısı belli, evine hem gitmek istiyor hem istemiyor.. ne yapacağını bilmiyor.. Bütün vucudu ağrıyor.. Gayrettepedeki yeni bitme plazalardan birisine hergün temizlik ve ütüye gidiyor... Eskiden haftada 2 gün gelirdi ama kadın çok ısrar etmiş üzerinede beş on kuruş fazla para verince sesini çıkarmamış, diğer bütün işlerini bırakmıştı..

Evin kadını 40, 45 yaşlarında sahte sarışınlardandı, yaşını göstermiyordu, kendi yaşı sarışın kadının yarı yası olduğu halde sarışının annesi gibi duruyordu..

Sarışın zengin kadındı, kimi kimsesi yoktu, 2-3 arkadaşından başka kimsesini görmemişti birde akşamları evden çıkarken bir kaç kez karşılaştığı o genç adam..

İlk başlarda oğlu olduğunu düşünmüştü, ama işin aslını sonraları kadın anlatmıştı ona.. Kadın anlatırdı o dinlerdii hiç yorum yapmaz, konuşmaktan utanır verecek cevap yapacak yorum bulamazdı..

İyi kadındı sarışın, bazı zamanlar çok sinirli olur ama bilirdi bizimkisi kendisine olmadığını, üstüne alınmazdı..

Temizlikçi kadın metroya bindiği zaman kendini önemli hissediyordu, temizlikçi kimliği yoktu burda, eve gelen misafirlerin aşağılayıcı bakışları veya tek göz odalı evdeki yalnızlığı, çaresizliği fakirliği yoktu.. Burada o da metroyu kullanarak işinden evine gitmeye çalışan insanlardan sadece biriydi..

Onunkisi garip bir öyküydü, 13 yaşında kuma olarak geliyor İstanbula, onbeşinde ikinci çocuğuna hamileyken inşaatlarda çalışan kocasının ani ölümüyle, iki çocuğuna, kumasına ve onun 3 çocuğuna bir göz odada bakmaya başlıyordu..

Cebinden çıkardığı milli piyangoya baktı, sarışın kadın vermişti bugün, benim şansım yoktur ama her sene alırım, hadi al bir tanesini demişti..

Utanarak sıkılarak almıştı bileti, kadın yılbaşı gecesi ne yapacağını sorduğunda gülmemek için kendini zor tuttu..
Çırağanda masa tuttum, dansöz oynatacağım dedi içinden...
Yeni yıl, yeni dertler, yeni masraflar diye düşündü...

Tek başına hayatta kalma mücadelesi veriyordu yıllarca, kadın olarak cahil bir kadın olarak... Belki akıllı olsaydı bu kadar tutunamazdı hayata, okumayı öğrenmişti gizli gizli.. Sosyetik kadınların konuşmalarını taklit etmişti yıllarca, hayalinde hep onlardan biri olmuştu..

Yıllarca banyodaki jakuziyi ovalayıp durmuştu, ama sarışın kadın tatile gittiği zaman bile asla şeytana uyup girmemişti içine...


Sarışın kadın ona güvenirdi, derdini tasasını ona anlatırdı... Kendiside Istanbula çok küçük bir kasabadan gelmiş, yıllarca Nişantaşında sosyetik bir modaevinde terzilik yapmıştı.. Daha sonra karısı tarafından çok zengin olan bir adamla tanışıp ona 15 sene metreslik yapmıştı... Adamın karısı olayı duyunca kıyameti koparmış adamda sarışına yüklü bir para vererek susmasını sağlamış, ilişkiyi bitirmişti..

Kadın daha sonra kendi modaevini açmış ve artık sosyeteye çalışmaya başlamıştı...

Allah yürü ya kulum dedi.. derdi hep o çok övündüğü başarısını anlatırken...

Parasını kendinden epeyce küçük beş kuruşu olmayan adamlara harcamaya bayılırdı... Seni seviyorum diyen herkese inanan aptal bir kadındı bizim sarışın..

KADINSAN KADINLIĞINI BİLECEKSİN... bak hala peşimden erkekleri koşturuyorum demişti kadın kılıklı erkek müsvettesi arkadaşına bir tarihte.. Lafını kimseden sakınmayan adam cevabı hemen yapıştırdı:
- Paraların suyunu çektiği zaman görürüm senin kadınlığını.. Gelenler parana geliyor şekerim yoksa çekilecek kadın değilsin...

Karı kılıklı adamın açık sözlülüğüne kızmamış aksine kahkahayı basmıştı bizim sarışın ..

- Bayılıyorum siz homoların bu patavatsızlığına, çekingeniz olmadan ölçmeden tartmadan konuşmanıza, buda hormonlarla alakalı birşey sanırım... dedi

Karı kılıklı adam cevap vermedi, konuyu değiştirdi..

Sarışın kadın içinden, karşısındaki adamın her ne kadar dost gibi görünsede kadınlığını içten içe nedenli kıskandığını düşündü...
Hepsi böyle evini açarsın, yanında adam diye dolaştırırsın sonra seni beğenmezler, sokacak laf ararlar dedi kendi kendine..

O akşam temizlikçi kadın rüyasında milli piyangosuna büyük ikramiyenin vurduğunu gördü, inanılmaz bir servete sahip olmuştu,,, sarışın kadının evinde evin hanımı olmuştu...

Gece gözlerini açtı , hayırdır inşallah dedi... Gözlerini sıkı sıkı kapadı tekrar aynı rüyayı görmek istiyordu..

Sabahı zor etti... İlk iş oğlunu köşedeki bakkala gönderdi, çok umutlanmıştı.. Elinde sıkı sıkı tuttuğu kağıttaki numaraları teker teker kontrol etti... Amorti bile yoktu..

Olsun dedi kendi kendine hayali bile güzeldi...

Sarışın kadın yılbaşı programı yapmıs 1 hafta evinde olmayacaktı.. Ama parasını peşin peşin vermişti, benimde ikramiyem bu diye düşündü ilk defa 1 hafta boyunca çalışmadan evinde çoçuklarıyla oturup dinlenebilecekti.. Tabi dinlenebilirse...


Zaman çabuk geçmiş yine metroya binmiş sarışın kadının evini tutmuştu, eve geldiği zaman içeride tanımadığı insanları gördü çok korktu, sarışın kadın ortalıklarda yoktu..

Uzun boylu bir adam kapıda karşıladı onu, avukatıymıs ...Hızlı, hızlı konuşuyor o konuştukça bizim kadının başı dönüyordu.. Kaza diyordu araba ters dönmüş oracıkta ölmüş diyordu.. 5 gün olmuştu, kimi kimsesi olmadığı için hemen gömülmüştü..

Temizlikçi kadın kan ter içinde kalmış oracığa yığılmişti uzun boylu adam şimdi ona başka şeyler anlatıyor herşey senin herşeyi sana bıraktı diyordu..

Gözlerini sıkı sıkı kapatıp tekrar açtı ama bu sefer rüya değildi... Konuşamıyor sadece ağlıyordu..

2 yorum:

  1. Haftasonunun gönlünce gecmesi dilegiyle sevgiler,..

    YanıtlaSil
  2. Gec bir cevap oldu, ama tesekkur ederim...

    YanıtlaSil